İstanbul Ol

dört duvarlı bir odaydı her şey sıcaklığı ellerimi ısıtıyordu yok, gerçek olamaz bu şey bir kez daha gözlerim, dünyaya kör bakıyordu bu hikaye bir masıldı belki belki bir hayal bir rüya olsa da, gerçek gibiydi sanki bana hep, İstanbul ol derdi İstanbul kadar şen, İstanbul gibi iki ayrı şehir bense, beyaz güvercinim ol derdim beni […]

İstanbul’dan İzmite

İstanbul’dan İzmit’e bir tren yolu var Oradan alır buraya verir Buradan alır oraya verir Yıllar böyle geçer, geçti de Artık ne alan var, ne veren Bir zamanlar, aldıkları şeylere kızardım Aldılar diye nefret kursardım Artık ne giden var, ne gelen Anladım ki, alsalar bile vermeliymişler Gitseler bile gelmeliymişler Bir tren var, loş bir sokakta Vermişler, […]

Bir Kuş Gördüm Kafeste Satılık

Bir kuş gördüm gökyüzünde Biraz beyaz, biraz kremrengi İstanbul’un bir yakasından diğer yakasına uçuyordu Sordum ona: Neden böyle yapıyorsun? Dedi ki: Ben yarım olan İstanbul’u tamamlıyorum Ben olmasam, İstanbul göz yaşından ayakta kalabilir mi hiç Bir kuş gördüm, kafeste satılık Biraz beyaz, biraz siyah Üzerinde siyah gökyüzünün yıldızları vardı Sordum ona: Nasıl olur da şu […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön