Bir Kuş Gördüm Kafeste Satılık

Bir kuş gördüm gökyüzünde Biraz beyaz, biraz kremrengi İstanbul’un bir yakasından diğer yakasına uçuyordu Sordum ona: Neden böyle yapıyorsun? Dedi ki: Ben yarım olan İstanbul’u tamamlıyorum Ben olmasam, İstanbul göz yaşından ayakta kalabilir mi hiç Bir kuş gördüm, kafeste satılık Biraz beyaz, biraz siyah Üzerinde siyah gökyüzünün yıldızları vardı Sordum ona: Nasıl olur da şu […]

Dünyam Renklendi Aniden

Bir ilkbahar gününün kavurucu öğle vaktiydi. Sıkılmış ruhumun esirliğinin tadına varacaktım ki omzumda bir el hissettim.”Sensin değil mi? Diğerlerini de al, aşağı gel.” Bir köle gibi denilen yere gidiyordum. Meşhur Çfl koridorunda yürürken eski koridorum aklıma geldi. Zaman çok geçmişti, ilginç anılarda boğulurken, “Hadi geç kalıyoruz.” emri duyuldu kulağımda birden. Geç kalırsak bedelini nasıl öderiz […]

Koşan Köle

Şu yapraklar sallanmayı bıraksın Gündüzleri güneş, artık doğmasın Artık yağan yağmur da ıslatmasın Gece ve gündüz neden var, olmasın Gözlerim, alışıyor gibi artık Sis içlerindeki gülücükler yok Şu baktığım ay, artık bakmayacak Üzülme, üzülme yine yaşarsın Eskiden nereye baksam o vardı Gözlerimiz, birbirinden ayrıldı Artık şimdi, o hayalimde kaldı Üzülme boşver; sen elim yazarsın

Yalvarmam Mı Gerekir

Yalvarmam mı gerekir sana Sevmem için izin de mi alayım Beni nasıl aldattığını anlatsana Bir kez daha kahrolayım Bilirsin sana olan bakışlarımı Anlaman için kalem mi olayım Gittiğini unutmak için ne yapmalı Bu yüreğe nasıl savaş açayım Ben, ben parmağındaki yüzüğü gördüm Bir daha ellere nasıl bakarım Yalvarmam mı gerekir sana Evleneceğin günü nasıl unutayım […]

Yetmez Değil Mi

Fazla söze gerek yok şu akşam saatlerinde Anla beni artık Hani ben sana bakardım Sonra sen dönerdin Ben kaçardım Gözlerimi sen de gördün Ben de bilirdim Yetmedi mi anlatmaya Hani aşk fısıldıyordun yanımdayken Elini uzatmıştın yavaşça Narin ellerini yanaklarımda gezdirmek istemiştim ya hani Cidden, neden böyle oldu Neden ağlıyorsun Neden gözlerimdeki acıyı bildiğin halde kendine […]

Karlı Güne Feryat

Yıllar yılı bir pamuk ipliğine sarılacak belkide Parmaklardaki yüzük, her karlı gecede Tekrar tekrar anılacak, unutulmayacak Ellerin gördüklerini, el olmayanlar anlayamayacak İçleri yaralanacak Eller, el olmayanlara atacak suçu El olmayanlar da hiçbir şey demeyecek, susacak En son, denizler kara Karalar deniz olacak Kaybedenler, kaybettiğini bulacak Ve bir fısıltı gelecek ellerin kulağına Yok sayılan adalet Yerini, […]

İlki İsteseydin İkincisi Olmazdı (4)

Hiçbir şey, ilkinin yerini tutmaz mı? İlkini mi istiyorum, ilkimi ki benim her şeyim. İlk kimi sevmiştim? Güneşi mi, yoksa Ay’ı mı? İlk kavrulmayı mı istemiştim, yoksa ilkbahar çayırlarında koşmayı mı? Ben, neyi istemiştim. Neyi istiyorum. Boşluğun kapanmasını mı? Yoksa, sevgimin karşılığını mı? Hangisi bir kurtuluş? Gideceğin yere varmak mı, gideceğin yer mi? İkisi de […]

Tesadüf Mü (3)

Bunun olmasından nefret ediyorum, bunca şeyin tesadüf olmadığı yada olduğu belirsizliği beni öldürüyor. Kahretsin ki her şey kusursuz bir plan üzerine kurulu. Tüm tutarsızlıklar içinde böyle tutarlılıklar olması beni çileden çıkarıyor. Her şey, her şey bir ana bakıyor. O an ki, o anda her şey birbiriyle kusursuz işliyor, birbirleriyle bir bütün. Bir şeyin sebebi, bir […]

İki Sevdiğim Var Benim

İki sevdiğim var benim Biri ay yüzlü bir peri Diğeri güneş gibi kızgın gözleriyle bir köz elimde İlk güneş vurur, sonra ay parlar gönlüme Benim ayım parlaklığını güneşten alır Bir merhem gibidir içimdeki güneşe Ah amerikan ilacım benim Ölümün kıyısından beni tutup Tekrar ölüme terkettin Farkedemedim, şimdi düşünüyorum da Diyorum da Zaman nasıl da geçmiş […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön