İlki İsteseydin İkincisi Olmazdı (4)

Hiçbir şey, ilkinin yerini tutmaz mı? İlkini mi istiyorum, ilkimi ki benim her şeyim. İlk kimi sevmiştim? Güneşi mi, yoksa Ay’ı mı? İlk kavrulmayı mı istemiştim, yoksa ilkbahar çayırlarında koşmayı mı? Ben, neyi istemiştim. Neyi istiyorum. Boşluğun kapanmasını mı? Yoksa, sevgimin karşılığını mı? Hangisi bir kurtuluş? Gideceğin yere varmak mı, gideceğin yer mi? İkisi de […]

Tesadüf Mü (3)

Bunun olmasından nefret ediyorum, bunca şeyin tesadüf olmadığı yada olduğu belirsizliği beni öldürüyor. Kahretsin ki her şey kusursuz bir plan üzerine kurulu. Tüm tutarsızlıklar içinde böyle tutarlılıklar olması beni çileden çıkarıyor. Her şey, her şey bir ana bakıyor. O an ki, o anda her şey birbiriyle kusursuz işliyor, birbirleriyle bir bütün. Bir şeyin sebebi, bir […]

Kapıları Kapat (2)

Sus, sus, sus, sus Galiba en çok kullandığım kelime. Başkalarına değil, kendime karşı. Susmam gerek çünkü. Unutmam lazım, geçmişe gitmemem gerek. Kapıları kapatmam lazım. Çünkü bir kez dahi olsa gidersem, zaman devre dışı kalır, hisler belki yeniden doğar. Her şey eskidenki gibi olmaya başlar. Eğer bir kez olsun geçmişi istersem, geleceğim geçmişten başka bir şey […]

Maziyi Geride Bırakalım (1)

Bir hapşuruğu tutmak bazen çok zordur. Bazen çıksın diye saniyelerce beynini kapatıp o ana odaklanırsın. Bir hapşuruk, bazen etrafa iğrençlikler saçar, bazen seni yerle bir eder. Bazen sarsılışından mutluluk duyarsın. Benimki de boş şeyler işte, ne yaparsın.   Bazen bir aşk, hapşuruktur. Bazen tek kadehte içtiğin şehvet gibi tutku verir, her an. Bu hikaye, parçalanmış […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön