Eve Gitmek

Başımı çevirdim, arkamı döndüm. Zihnimde hiçbir düşünce yok, yüzümde bir tebessüm. İlerliyorum, kapıya yaklaşıyorum. Odanın kenarındaki sandalyelerde oturan insanlar bana bakıyor, hiçbirini tanımıyorum; ayıplıyorlar, yüz ifadeleri bunu gösteriyor. Garip sesler duyuluyor etraftan, derin derin nefes alışları, çaresizlik çırpınışları belki, ağıt gibi dökülen avaz avaz bağırışlar, hiçbirini bilmiyorum, hiçbiri benimle alakalı değil, kapıdan geçiyorum, geçmemle sol […]

Rutubetli Hayatlar

Hangi mevsim bilmiyorum ya da hava sıcak mı, soğuk mu? Biz hangi yüzyıldayız? Kaç yaşında, hiç öldük mü hayatta? Bir kadın, yalnız bir kadın ve bir adam. Rutubetli bir duvar, her yanımız, görünmeyen yaralar. Acı, acı bir gülüş döküldü kadının dudağından. Niye güldünüz? Önce duraksadı, gözlerini adamın ayaklarından yüzüne doğru gezdirdi. Yüzüne bakınca tebessüm etti. […]

Bahar

Biliyor musun? Ben hiç bahar mevsimini görmedim Eskiden anlatmıştı babam Bahar zamanları etraf çiçeklerle kaplıymış Hava gülüşlerle kokarmış Ben hiçbir zaman koku felan alamadım ki Küçükken bir kızı öptüm diye adam vurmuş Aylar önce anam demişti Ben hiçbir zaman adalet de göremedim Ben baharı ne kadar sevdiysem, bir o kadar sevilmedim Kızmıyorum, artık alıştım İçimde […]

Gelecektir Mazi

Geçmişi özledim Geçmişte yaşamayı Hayatım rüyalarım oldu Mazi başka nasıl yaşanılır Farketmedim özlemimi Anlamadan hayatım çalındı Biliyorum ne kadar aptalım Bunlar kaç kez yaşandı Ben kuşlar gibi uçmak istedim Kırdılar kanadımı Ben güneşle bir oldum Beni ilk o aldattı Ben çayırlarda gezerdim Şimdi oraya çöl yarattım Gelecektir mazi Hem de öyle bir gelecek ki! Ahımlı […]

Sen Benimsin

Sen benimsin, havada bu rüzgar eserken Benimsin işte, akan göz yaşlarımız bile şahit olur Saçlarımızın buluştuğu bu havada sen benimsin Değilsen, tuttuğumuz aynı çiçeğin yaprakları kurur Gün olur, vakit dolar, yeşillik solar O gün dünya ayla beraber ağlar Anladım, gerçekten Kaybedilen o zaman bir daha gelmeyecek Oturduğumuz ahşap, çizik bank Koşuşturduğumuz yumuşak toprak Baktığımız şu […]

Bölünmek

Kan akmayan bir savaş bu Kaçışı yok, ortası yok, barışı yok Çok anlamsız bir üstünlük mücadelesi İki tarafında kaybedişi Kim kimi yener, bilinmez Taraflar aynı, görüşler farklı Bitmeyen bir yol gibi Yenilmemek meselesi   Kurak topraklarda savaşan katil ordusu Akmadığı halde gelen kan kokusu   Geçmişe dönmek ve geçmişten kaçmakla ilgili biraz Sevmek ile nefret […]

Bu Bir Rüya

Eller arkada bağlanır İkisi de soldadır Gözler kaçar birbirinden Bakmak ister, bakamaz Bir çift göz Yürürler koridorda Siyah kazak üstünde, altında mini etekle birlikte Geçerler birbirlerini Sırt dönmüşlerdir artık birbirlerine Giderler, ilerlerler hiç tanışmamış gibi Aslında dönmek isterler ama izin verilmez Giderler, ilerlerler Hiç yaşanmamış gibi . . .

İstanbul Ol

dört duvarlı bir odaydı her şey sıcaklığı ellerimi ısıtıyordu yok, gerçek olamaz bu şey bir kez daha gözlerim, dünyaya kör bakıyordu bu hikaye bir masıldı belki belki bir hayal bir rüya olsa da, gerçek gibiydi sanki bana hep, İstanbul ol derdi İstanbul kadar şen, İstanbul gibi iki ayrı şehir bense, beyaz güvercinim ol derdim beni […]

Aynı Mekanlar Farklı Hayatlar

Aynı Mekanlar, Farklı Hayatlar Kaç kere aynı odalara girdik Aynı koltuklar, aynı basamaklar Sonbahar mevsiminde odanın kenarına geçip Parıldayan güneşimi seyrederdim Bazen gözlerim, yağmurla karşılaşırdı da Kaçardım güneşten Masum ve zayıf kalbimin içine işleyen ızdırap duygunun bana tattırdığı acı hala mantığıma savaş açıyor Düşünüyorum da, eskiden en güzel yıldızı güneş sanardım İlkbahar mevsiminde aynı koltukta […]

Siz Benim Baharıma Şahitsiniz

Size bir hikaye anlatacağım Bir gün çocuk, habersizce çekip gitmiş Duyduğuma göre siyah gökyüzünün yıldızlarından sıkılmış Koşuşturduğu yeşil çayırlar sararmış Size bir gerçekten bahsetmek istiyorum İstesenizde, istemesenizde dinleyeceksiniz Zira bu hayal, bizatihi sizsiniz Geçmişi unutmak, kolay olmuyor bazen Bazen sildim dediğin anılar, hayallerin oluyor, rüyalarına giriyor Size önemli bir sır vermem gerek Mazisi olmayanın, geleceği […]

Maziyi Özlüyorum

Güneşli bir günde soğuk bir rüzgar esiyordu Bulutlar, parça parça giderken Mazi, hala ellerimi dişliyordu Neden böyle oldu, yaprak neden daldan ayrılır ki Tanıdıklarım, sevdiklerim, neden hep uzaktalar Nasılda geçmiş zaman Nasılda gitmiş mekan Eskiden, eskiden şırıl şırıl dans ederdik Uzak denen bir şey bilmezdik Gözlerimiz aynı güneşe bakardı Şimdi artık, biz, biz değiliz Yokuz […]

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön